Japonya Merkez Bankası yetkilileri, zayıf yenin enflasyon üzerindeki potansiyel etkisinden giderek daha fazla endişe duyuyor; bu eğilim, faiz artırımlarının gelecekteki seyrini önemli ölçüde değiştirebilir. Bloomberg'e konuşan ve konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara göre, Japonya Merkez Bankası yaklaşan politika toplantısında faiz oranlarını değiştirmese bile, döviz kuru faktörleri faiz artırımlarının zamanlamasını yeniden değerlendirmesine ve hatta daha erken harekete geçmesine neden olabilir.
Bloomberg'e göre, Japonya Merkez Bankası yetkilileri, zayıflayan yenin fiyatlar üzerinde giderek artan bir etkiye sahip olduğuna, özellikle de işletmelerin artan girdi maliyetlerini tüketicilere yansıtmasıyla enflasyon baskılarını daha da artırabileceğine inanıyor. Japonya Merkez Bankası geçen ay gösterge faiz oranını yükseltmiş ve borçlanma maliyetleri için önceden belirlenmiş bir yol belirlememiş olsa da, politika yapıcılar yenin zayıflamaya devam etmesi durumunda daha önce beklenen faiz artırımını öne çekmeyi düşünebilirler.
Şu anda, özel ekonomistler genel olarak Japonya Merkez Bankası'nın faiz oranlarını yaklaşık altı ayda bir artıracağını tahmin ediyor; bu da bir sonraki hamlenin bu yaz gerçekleşebileceği anlamına geliyor. Bununla birlikte, konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar Bloomberg'e, yetkililerin aşırı temkinli olmaktansa politika ayarlamalarını hızlı bir şekilde uygulamayı tercih ettiğini ve daha önce beklenen faiz artırım hızının belirsizlikle karşı karşıya olduğunu söyledi. Bu haberden etkilenen yen, dolar karşısında kısa süreliğine 158,68 civarına geriledikten sonra 158,33'e yükseldi. Haber yayına hazırlanırken, yen dolar karşısında 158,55 seviyesinde işlem görüyor.

Ocak ayı toplantısı beklentileri: Faiz oranları değişmeden kalacak.
Japonya Merkez Bankası, en son politika kararını 23 Ocak'ta açıklayacak. Konuya yakın kaynaklar, yetkililerin şu anda faiz oranını %0,75 seviyesinde tutmanın uygun olduğuna inandığını, bu seviyenin 30 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Genel eğilim faiz oranlarını sabit tutmak yönünde olsa da, komite nihai kararını vermeden önce son ana kadar ekonomik verileri ve finans piyasası gelişmelerini izlemeye devam edecek.
Bu toplantının odak noktası, merkez bankasının yenin potansiyel enflasyon üzerindeki etkisini nasıl değerlendireceği olacak. Bloomberg'e konuşan kaynaklar, enflasyon eğilimlerinin merkez bankasının %2'lik hedefine zaten yakın olduğu göz önüne alındığında, yetkililerin döviz kuru dalgalanmalarının hane halkı ve işletmelerin fiyat beklentilerini nasıl etkilediğini yakından izleyeceğini belirtti.
Döviz kuru aktarım mekanizması dikkat çekiyor.
Zayıflayan yen, ithalat maliyetlerini artırarak enflasyon baskısını yükseltirken, ihracatçıların karlarını da artırır. Ancak bazı yetkililer, yenin zayıflamaya devam etmesiyle ekonomiye olan olumsuz etkisinin artabileceğine dikkat çekiyor. Yetkililer, Japonya Merkez Bankası'nın faiz oranlarını artırma konusunda hâlâ hareket alanı olduğuna inanıyor; kilit nokta ise politika ayarlamalarının zamanlaması.
Japon işletmeleri döviz kurları konusunda giderek daha sesli hale geliyor. Japonya'nın en büyük iş dünyası lobicilik grubu olan Japon İşletme Federasyonu (Keidanren) Başkanı Yoshinobu Tsutsui, bu hafta nadir görülen bir kamuoyu açıklamasında, hükümetin yenin aşırı değer kaybetmesini önlemek için döviz piyasasına müdahale etmesi çağrısında bulundu ve yenin son hareketlerini "biraz fazla" olarak nitelendirdi.
Piyasa koşulları ve siyasi faktörler
Japonya Merkez Bankası'nın 19 Aralık'ta gösterge faiz oranını artırmasına rağmen, yen dolar karşısında zayıf kalmaya devam etti. Başbakan Sanae Takaichi'nin önümüzdeki ay erken seçim yapacağı haberiyle birlikte yen, bu hafta 18 ayın en düşük seviyesine geriledi.
Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, yenin dolar karşısındaki 10 yıllık ortalama kuru 123,20 iken, son iki yılda yen yaklaşık olarak 140 ile 161,95 arasında dalgalanmıştır. Para otoritelerinin daha güçlü uyarılar yayınlamasıyla bu haftanın başlarında 18 ayın en düşük seviyesine geriledikten sonra hafifçe toparlanan yen, genel değer kaybı eğiliminin merkez bankası politikası üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesine rağmen, genel olarak düşüş eğiliminin merkez bankası politikası üzerinde baskı oluşturduğu görülmektedir.
Tüm Yorumlar