I. Ödeme mekanizmasının rolü yeniden inceleniyor.
Dijital ekonomi derinleşmeye devam ettikçe, ödeme sistemleri uzun zamandır altyapının önemli bir parçası haline gelmiştir.
Mobil ödemelerin yaygınlaşmasından nakitsiz bir topluma doğru hızlanan ilerlemeye kadar, ödeme verimliliği oldukça olgun bir seviyeye ulaştı.

Ancak yeni bir sorun ortaya çıkıyor:
Ödeme verimliliği artık temel bir rekabet avantajı olmadığında, bir ödeme sistemi tüketici ekosistemi için başka neler yaratabilir?
Platform desteklerinin azalması ve trafikten elde edilen kârın düşmesiyle, yalnızca işlem hacmine dayanan büyüme modeli yavaş yavaş sınırına yaklaşıyor.
Ödeme, "verimlilik aracı" olmaktan "yapısal araç" olmaya doğru geçiş yapıyor.
II. Geleneksel Ödeme Sisteminin Gizli Engelleri
Mevcut sistemde ödeme, fon transferi sorununu çözüyor ancak işlem sonrasında değerin nasıl organize edildiğine nadiren odaklanıyor.
Tüketiciler için, eylemlerinin değeri genellikle ödeme tamamlandıktan sonra platform tarafından absorbe edilir;
Satıcılar için indirimler ve işlem ücretleri uzun vadede maliyet baskısı yaratırken, müşteri ilişkileri kurmayı da zorlaştırıyor.
Platformlar için, faaliyet seviyelerini korumak amacıyla sürekli sübvansiyonlara ihtiyaç duyulmakta ve bu da yüksek maliyetli bir döngü yaratmaktadır.
Bu yapı kısa vadede etkili olsa da uzun vadede sürdürülmesi zordur.
III. Tüketici davranışına neden yeniden ilgi gösterilmeye başlandı?
"Veri bir unsur olarak" politika tartışmalarına dahil oldukça, tüketici davranışı gerçek ekonomik aktiviteye ilişkin önemli bir veri kaynağı olarak görülmeye başlanıyor.
Finansal işlemlerin aksine, tüketim yüksek sıklık, gerçeklik ve doğrulanabilirlik özellikleriyle karakterize edilir.
Tüketici davranışı doğru bir şekilde yapılandırılabilirse, değeri yalnızca işlemin kendisiyle sınırlı kalmamalıdır.
İşte bu, PayFi (Ödeme + Finans) kavramının yeniden tartışılmasının gerçek dünyadaki temelini oluşturuyor.
IV. PayFi'nin Yeni Yönü: "Ödemelerin Finansallaşmasından" "Yapılandırılmış Davranışa"
PayFi, ilk aşamalarında ödemelerden sonra finansal ürünler eklemeye daha çok odaklanmıştı, ancak yeni keşif aşamasında ödeme davranışının kendisini yeniden yapılandırmaya başladı.
Bazı pratik durumlarda, gerçek ödemeler doğrulanabilir davranışsal kimlik bilgileri olarak kaydedilir ve teşvik ve hak dağıtım mekanizmalarına dahil edilir.
Bu yaklaşım, tek bir platformun veri ve kurallar üzerindeki kontrolünü zayıflatarak, tüketici davranışının kendisini sistem girdisi haline getiriyor.
BeFlow bu yönde ilerleyen öncülerden biridir.
V. Örnek Olay İncelemesi: Ödeme Sistem Giriş Noktası Haline Geldiğinde
BeFlow'un tasarımında, kullanıcıların ödeme alışkanlıklarını değiştirmelerine gerek yoktur.
BeFlow bu yönde ilerleyen öncülerden biridir.
V. Örnek Olay İncelemesi: Ödeme Sistem Giriş Noktası Haline Geldiğinde
BeFlow'un tasarımında, kullanıcıların ödeme alışkanlıklarını değiştirmelerine gerek yoktur.
Gerçek bir ödeme tamamlandıktan sonra, sistem blok zincirinde ilgili bir davranış kaydı oluşturacak ve bunu temel işlem gücü ve hak birimine dönüştürecektir.
Bu yapı, "ödemeleri nasıl daha hızlı yapabiliriz" sorusuna değil, "ödeme yapıldıktan sonra değeri nasıl koruyabiliriz" sorusuna cevap vermeyi amaçlamaktadır.
Satıcılar için indirim sunmak artık sadece bir maliyet kalemi değil, kullanıcı ilişkileri kurmanın bir yolu haline geldi.
Kullanıcılar için tüketim artık sadece bir harcama değil, uzun vadeli bir değer sistemine giriş noktasıdır.
VI. Tüketici haklarının kısa vadeli bakış açısına dönüşmesi nasıl önlenebilir?
Teşvik mekanizmalarının kısa vadeli doğası, birçok platformun kaçınmakta zorlandığı bir sorundur.
Bu nedenle, bazı sistemler dağınık hak ve çıkarları bir araya getirmek ve yönetmek için protokole dayalı yapılar kullanmaya başlamıştır.
BeeVault Protokolünün ortaya çıkışı, tüketici bilişim gücünü daha da yapılandırma girişimidir.
Kullanıcı haklarını yönetişim ve uzun vadeli teşviklerle bir düğüm mekanizması aracılığıyla ilişkilendirerek sistem istikrarı artırılabilir.
VII. Ödeme Ürünlerinden Tüketici Altyapısına
Bu araştırmaların tek bir uygulama olarak konumlanmadığını, aksine ölçeklenebilir bir altyapı katmanı oluşturmayı amaçladığını belirtmekte fayda var.
Ödeme, haklar ve yönetişim arasında net bir ilişki kurulduğunda, tüketici finansmanı artık kısa vadeli teşviklere bağlı kalmayacak, uzun vadeli işleyiş potansiyeline sahip olacaktır.
VIII. Sonuç: Ödeme sistemleri "verimlilik sonrası döneme" giriyor.
Ödeme verimliliği norm haline geldiğinde, gerçek rekabet gücü yapısal tasarımdan kaynaklanacaktır.
Tüketici davranışının rasyonel bir şekilde organize edilip sürdürülebilir olup olmadığı, dijital tüketim sisteminde kilit bir değişken haline geliyor.
PayFi'nin değeri, gerçek ihtiyaçlardan kopuk olmaktan ziyade, gerçek dünya senaryolarına hizmet edebilme yeteneğine bağlı olacaktır.
Bu dönüşüm sürecinde, BeFlow gibi keşiflerin yakından izlenmesi faydalı olacaktır.
Tüm Yorumlar